Yavaşlamak İçin Öneriler

simdi-alma.jpg
Hızlı yaşıyoruz. Dakikaların, saniyelerin peşinden koşuyoruz. 24 saat yetmiyor. Ya sağlığımız, sevdiklerimiz, kaçırdığımız anlar? Yavaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Bülent Köstem’e göre uygun yaşam tempomuzu bulursak hızlı yaşamaktan kurtulabiliriz.

Hızlı yaşamaktan yorulduk. Ama sakinleşmek için tek çare küçük kasabalara yerleşmek, şehri terk etmek mi? ‘Yavaş hareketi’ yükselen bir trend… Tüketimi azaltıp, daha dingin bir hayat sürmeyi vaat ediyor. Basit altın kuralları var. Daha az iş yapmaktan, her an çevrimiçi ve bağlantıda olmamaya, sevdiklerimize odaklanmaktan, doğayla daha fazla iç içe olmaya pek çok kuralı özetleyen yazar Leo Babauta, “İronik: teknoloji, bize sürekli zaman kazandırıyor ve biz bu zamanı sürekli daha fazla iş yapmak için kullanıyoruz” diyor. (“Az Aslında Çoktur”, Mediacat Yayıncılık)

“Hayatı, zamanı, dünyayı tüketme” sloganıyla İzmir’de kurulmuş küçük bir dernek var: Yavaş Yaşamı Destekleme Derneği. Derneğin www.yavasyasa.com internet sitesinde parodi reklamlar karşılıyor sizi: “Bir durup nefes alana huzurlu bir an hediye”, “Evinde aynısından 5 tane daha olan ayakkabı”, “İlk bir hafta koşup sonra balkona kaldıracağın koşu bandı”, “Yılda sadece 32 fotoğraf çekeceğin profesyonel makine”…

SATIN ALDIKÇA DAHA POPÜLER, DAHA GÜÇLÜ…

Derneğin başkanı Bülent Köstem ile yavaş yaşam felsefesini konuştuk. Köstem, aynı zamanda İzmir’in Seferihisar ilçesinin, Türkiye’nin ilk yavaş şehri (cittaslow) seçilmesiyle Yavaş Şehir ağının Türkiye koordinatörü olan isim.

Derneğin internet sitesinde “Satın aldıkça daha popüler, daha güçlü, daha güzel, daha cesur, daha mutlu olacağımızı sanıyoruz” deniyor. Bunu bize hangi sistem vaat ediyor?

Diyelim ki araba alacaksınız. Arabanın elbette güvenlik, konfor gibi belli standartları gerçekleştirmesine bakılır. Diğer yandan bir arabanın ömrü aslında 30-40 sene de olsa firma yenisini satmak ister. Bu yüzden bize sadece araba vaat edilmez. Bir marka üzerinden daha güçlü olmak, şehri keşfetmek gibi vaatler verilir. Reklam filmlerine bakın, arabayı alıp işe gitmiyor, bir partiye gidiyor, bir dağa çıkıyor. Güç, karizma, otorite, popülerlik, çekicilik… Cep telefonlarının birinin diğerinden pek farkı yok ama her sene yeni bir telefon alınıyor. Şu anki telefonların teknolojisi aya giden mekikten daha güçlü. Gerçekten buna ihtiyacımız var mı? Kısacası bir ürün satılırken ürünün yalnız kendisi değil bir tema ve duygu da satılıyor.

Sağlığımız yaşam tempomuzdan nasıl etkileniyor?

Örneğin çok çalışıyoruz, genelde yemek öğünlerini geçiştiriyoruz veya kaçırıyoruz. Hazır gıdalar kurtarıcı oluyor ama hazır gıdaların paketinin içindekiler kısmında yazanların ne olduğundan haberimiz bile yok. Hem hazır gıdaların hem de hızlı yemek yeme alışkanlığının sağlığımıza nasıl zararları olduğunu bilmiyoruz. Yemek yemenin de, yapmanın da bir anlamı olmalı. Bir ritüel gibi, sosyalleşme imkanı sunan, arkadaşlarımızla, ailemizle zaman geçirdiğimiz bir araca dönüşmeli.

‘DOĞRU TEMPOYU BULMALIYIZ’

Nasıl yavaş yaşayacağız?

Yavaş yaşamak aslında doğru tempoda yaşamak anlamına geliyor. Doğru hızı keşfetmemiz gerekiyor. Hızlanmamız gereken zamanlar da olabilir ama artık bugün yavaşlamamız gereken zamanlar daha çok. Anı yaşamak ve içinde olduğumuz ortamı özümsemek iyi bir öneri. Ailemiz ve arkadaşlarımızla olduğumuz anlardan keyif almalıyız. Gezegenin kaynaklarının kullanımını azaltmaya yönelik işler, geri dönüşüm ve takas da yavaş yaşam için yapılması gerekenler.

Herkes yavaş yaşayabilir mi? Herkes için geçerli bir formül var mı?

Herkes yavaş yaşayabilir ama genel geçer bir formül yok, hepimiz kendi başımıza doğru tempoyu bulmalıyız. Yavaş yaşamın anlamı yaşamdan keyif almak.

Derneğin internet sitesindeki parodi reklam fikri nereden çıktı?

Sivil Düşün AB Programı’nın desteğiyle yapıldı. Amacımız antipatik olmayan bir yolla mesaj vermekti. Bu tarz hareketlerin mesajlarını iletirken itici hale gelmesinden çekiniyorum. O yüzden evde üç tane ayakkabın var niye dördüncüsünü alıyorsun demenin daha çekici bir yolunu aradık. Küçük bir derneğiz ama bu görseller sayesinde sosyal medyada çok paylaşım ve takip aldık, olumlu tepkiler geldi.

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

[et_bloom_inline optin_id=”optin_1″]


Send this to a friend