Theodora Çocuk Hizmetleri Derneği, hasta çocuklara umut ve kahkaha dağıtıyor

Seda-Türkyılmaz.jpg

Theodora Çocuk Hizmetleri Derneği uzun süre tedavi gören çocukları güldürerek hayata bağlıyor…

İsviçre’de yaşayan André Poulie, çocukken ayağını çim makinesine kaptırınca onlarca ameliyata ve uzun süreli bir tedaviye maruz kalır. Annesi Theodora, oğlunun moralini yüksek tutmak için her gün bir başka sürprizle gelir hastaneye. Her ziyaret oğlu için bir heyecana dönüşür. André zamanla iyileşir, yıllar da su gibi akar gider. Anne Theodora kanserden vefat edince, André ve Jan Poulie kardeşler, onun anısını yaşatmak ister. 1993 yılında hastanede uzun süre tedavi gören çocukları neşelendirecek bir vakıf kurmaya karar verirler ve Fondation Theodora’nın temelleri atılır. Gel zaman git zaman vakıf, sekiz ülkede faaliyet göstermeye, binlerce hasta çocuğun yüzünü güldürmeye başlar.

Türkiye’de 19 yılı geride bırakan vakıf, buradaki çalışmalarını Theodora Çocuk Hizmetleri Derneği çatısı altında gerçekleştiriyor. Derneğin Kurumsal İletişim ve Kaynak Geliştirme Yöneticisi Seda Türkyılmaz, hastane ortamında sanatını icra eden Theodora Sevgi Doktorları’nı, mizahın iyileştirici gücünün çocuklar üzerindeki etkisini, çocukların her koşulda çocukluklarını yaşaması için ellerinden geleni yaptıklarını anlattı:

Sevgi Doktorları kimdir?

Sevgi Doktorları, hastanelerde uzun süre tedavi gören çocukları güldürerek, onları kısa da olsa sıkıcı hastane ortamından koparıp renkli bir hayal dünyasına doğru yolculuğa çıkaran profesyonel sanatçılardır.

Hastane palyaçosundan farkı nedir?

Klasik anlamda palyaço demek doğru değil. Balondan enstrümanlar yapıp çalan, karikatür çizen, kukla oynatan, şarkı söyleyen yetenekli sanatçılar. İngiltere’de ‘Kıkırdatan Doktorlar’, Fransızcada ‘Rüya Doktorları’ diye adlandırılıyor. Türkiye’de ise ‘Sevgi Doktorları’ diyoruz. Üstelik hepsi hastane ortamları için geliştirilen eğitimleri aldıktan sonra çocuklarla bir araya geliyor, etik ve hijyenik ilkelere uygun olarak çalışıyorlar.

Çocuklara nasıl temas ediyorlar?

Hastanede kalmak, bir çocuk için zor ve alışılmadık bir durum. Çocuk, ailesi ve arkadaşlarıyla olan düzenli temasını kaybeder, alışık olmadığı bu ortamla başa çıkmak zorunda kalır. Theodora Sevgi Doktorları bu can sıkıcı ortamda çocuklara yepyeni bir kapı aralar, ziyaret ettikleri her çocuğu gösterinin merkezine yerleştirerek gösterilerini çocuğun özel durumuna göre şekillendirir. Böylece küçük hasta, güvenini sarsan gündelik hastane yaşamından kısa bir süreliğine de olsa uzaklaşır ve renkler, müzik, sihir, hayal gücü ve oyundan oluşan kendi çocuk dünyasına geri döner.

Şu an kaç sevgi doktoru var?

3’ü Ankara’da, 7’si İstanbul’da olmak üzere 10 Sevgi Doktorumuz var.

Ekip profesyonel sanatçılardan mı oluşuyor?

Çoğu konservatuar mezunu. Jonglör, müzisyen, karikatürist, tiyatrocu… Her alandan sanatçımız var. Ancak hastane ortamında performans sergilemek başlı başına bir iş. Hem Türkiye hem İsviçre’de eğitim alıyorlar. Bir Sevgi Doktoru’nun performansa başlayabilmesi için 1.5 yıllık bir eğitimden geçmesi gerekiyor.

Sevgi Doktoru olmak isteyen biri için süreç nasıl işliyor?

Önce burada mülakata alıyoruz, kabulünden sonra iki aşamalı eğitim alıyorlar. Türkiye’de profesyonel Sevgi Doktorlarımızın yanında hastaneye gidiyorlar, bir nevi staj görüyorlar. O bir buçuk yıllık süreçte bir karakter oluşturuyorlar. ‘Doktor’ Madam hep şıktır, ‘Doktor’ Pinky hep pembe giyinir, ‘Doktor’ Kaptan, kaptan kostümü giyer, şapka ve elinde halatla girer odalara. Her doktorun kendine özgü özellikleri oluyor.

Sevgi Doktorlarının çalışma saatleri nasıl?

Bir Sevgi Doktoru yarı zamanlı (haftada 2 veya 3 gün, 20 saat) çalışır. Çünkü bu, tam zamanlı yapılacak bir iş değil, duygusal açıdan ağır bir yönü var. Bu sebeple Sevgi Doktorlarımız üç ayda bir psikologla buluşup grup terapi alıyorlar.

Gerçek doktorlar bu işin neresinde kalır?

Doktorlar şifa dağıtıyor, Sevgi Doktorları ise neşe ve kahkaha… Biz terapist değiliz ya da tıbbî tedaviye girmiyoruz.

Hastanelerle çalışma prensibiniz nasıl?

Türkiye’de 9 hastanedeyiz. 8’i İstanbul, 1’i Ankara’da. Devlet hastaneleri ağırlıklı çalışıyoruz. Hastanedeki çocukları periyodik olarak her hafta aynı gün ve saatte ziyaret ediyoruz. Minik hastalar bir sonraki haftayı dört gözle bekliyorlar. Devamlılık bizim çalışmamızın esasıdır. Bu nedenle bir hastaneyle anlaşmadan önce en az üç yıllık bir bütçe olduğundan emin olmamız lazım.

Her yıl kaç hasta çocuğa ulaşıyorsunuz?

Bir ziyarette 25 – 30 çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz. Tam çocuk sayısını söylemek zor. Hastanelerdeki çocuk, odalardaki yatak sayısı değişiyor. Sevgi Doktorlarımız geçen yıl, 3 bin 476 saatini ziyarete ayırmış. Bu da yılda 25 bin ziyarete tekabül ediyor. 19 yılda ise 350 binden fazla ziyaret yapıldı.

Kaç ülkede faaliyet gösteriyorsunuz?

8 ülkede faaliyet gösteriyoruz; İsviçre, İngiltere, Belarus, İtalya, Hong Kong, Fransa, İspanya, Türkiye. Sevgi Doktorları Türkiye’de çalışmalarını Theodora Çocuk Hizmetleri Derneği çatısı altında gerçekleştiriyor.

Ne zamandır Türkiye’desiniz?

Fondation Theodora kurucularının özel bir Türkiye sevgisi var, geçmişte de defalarca Türkiye’ye geliyorlar, yeni ilişkiler inşa ediyorlar. İlk faaliyet 1998’de. Prof. Dr. Lebriz Yüksel’in onayıyla Cerrahpaşa Hastanesi’nde ilk Theodora Sevgi Doktoru çocuklarla buluşuyor.

Çocukların iyileşme sürecine katkınızı aileler ya da doktorlar gözlemleyebiliyor mu?

Hacettepe Üniversitesi Hastanesi 2016’da çalışmalarımızın çocuklarda bırakan etkisiyle ilgili bir araştırma yaptı. Çocuklarla, anne babalarıyla ve hastane personeliyle görüşmeyi içeren bir araştırma yaptılar. Bu araştırma çocuklara pozitif katkı sağladığımızı ortaya koydu. Anne babaların yüzde 93’ü çocukların Sevgi Doktorları’nı heyecanla beklediğini, moralinin yükseldiğini ve tedaviden daha hızlı çıkabildiğini söyledi. Personelin yüzde 98’i çocukların durumunda düzelme gördüğünü kaydetti. Çocukların yüzde 57’si de daha önce böyle palyaço görmediklerini ifade etti.

 

Mizahın iyileştirici gücü çocuklar üzerinde gözlemlenebiliyor mu?

Az önce bahsettiğim araştırma bunun ispatı. Sevgi Doktorlarımızın gözlemlerine göre çocuklar, yine yemek yemeye başlıyor, yataktan çıkıyor, halsizliği kalmıyor. Çocukların mutlu olduğunu gören aileler de mutlu oluyor.

Sosyolojik olarak hangi ihtiyaca cevap veriyorsunuz?

Her şeyden önce çocukları oyun hakkına kavuşturuyoruz. Oyun hakkı, eğitim hakkı, kendini ifade etme hakkı… Çocuğun her koşulda çocukluğunu yaşaması gerekiyor. Yaptığımız çalışmalarda çocuk ve çocuğun sağlığı hep merkezdedir.

Theodora Sevgi Doktorları’nın karşılaştığı en büyük zorluklar neler?

Son yıllarda mülteci çocuklardan ötürü dil sorunu yaşıyorlar fakat onlarla da beden diliyle ve mizahın birleştirici gücüyle iletişime geçmeyi başarıyorlar.

Sizi çok etkileyen bir hikâyeyi paylaşır mısınız?

Uzun süre tedavi gören bir çocuk, taburcu oluyor ve eve gönderiliyor. Evde durumu kötüleşiyor. Hastaneye döneceğini öğrenen çocuk “Doktor Meto’yu göreceğim, oley’” diyor. Bir çocuğun o durumda Sevgi Doktorunu düşünmesi çok etkileyici. Bize doğru yolda olduğumuzu da gösteriyor.

Sanatın birleştirici gücü çalışmalarınızda nasıl bir rol oynuyor?

Sanat güçlü mesaj vermenin yollarından biri. Sevgi Doktorlarımız da birer sanatçı, yeteneklerini güldürmek için kullanıyor, çocuklara umut saçıyorlar.

Türk basınında çok boy göstermiyorsunuz…

Doğru. Dikkat ederseniz görsellerimiz her zaman pozitiftir. Çocukların fotoğraflarda mutlu görünmesini önemsiyoruz. Bu sebeple İsviçre’deki ajanslarla çalışıyoruz, görsellerimizdeki çocuklar, çocuk oyunculardan oluşuyor, hasta çocuklardan değil. Sonuçta hassas bir konu. Çocuklar için ırk, din ve siyaset yoktur. Theodora’da faaliyet gösteren tüm ülkeler “Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi”ndeki kurallarına uyarak çalışıyor.

Partner kurumlarınız da var… Kurumsal destek konusuna bakışınız nasıl?

Bireysel bağışları kabul etmenin yanı sıra kurumsal şirketlerle de çalışıyoruz. Kurum istediği hastaneyi seçebilir, haftalık, aylık, yıllık sponsor olabilir. Bunu haricinde isteyen firmaların insan kaynakları birimiyle birlikte organizasyon yapıyoruz. Theodora Sevgi Doktorları işyerini sürpriz bir şekilde ziyaret ediyor, masaları dolaşıp herkesi güldürüyor. Personelini mutlu etmek isteyenler için güzel bir yöntem.

Bağış sürecini daha etkili kılabilmek için bir sivil toplum kuruluşunun nelere dikkat etmesi gerekir?

Şeffaf olması gerekir. Sponsorumuz olan firma çalışanları, hastanedeki çocukları ziyaret edip Theodora Sevgi Doktorlarımıza her zaman eşlik edebilir. Böylece bağışın kime nasıl ulaştığını görüyor. O ortamı bir defa gören hem misyonumuzu daha iyi anlıyor hem de tekrar bağış yapabilir.

STK ve bağışçı arasında sürdürülebilir bir ilişki var mı?

Şeffaflığı sağlarsanız elbette var. Şu an bize destek veren sponsorlarımızın logolarını 10 yıl sonra da derneğimizde göreceğimize inanıyorum.

Gönüllü olmak isteyenlere çağrınız nedir?

Etkinlik yapıyoruz, çikolata veya kurabiye atölyemiz, maraton koşular, sergiler… Bir etkinlikte masa kurmak için bile gönüllüye ihtiyacımız oluyor. Bağış toplamak için birlikte çalışabiliriz, Theodora çalışma ve etik kuralları için uygunsa yeni projelere de açığız. Her şekilde destek verebilirler.

*Söz konusu fotoğraflar Didier Pallagès tarafından çekilmiştir.

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

You have Successfully Subscribed!



Send this to a friend