“Myanmar’da Yaşanan Katliamlara Sadece Nobel Ödüllü Devlet Başkanı Değil, Dünya da Sessiz Kalmış Durumda”

HH_Arakan_Yard%C4%B1mlar%C4%B1-5-1280x960.jpeg

Myanmar’dan kaçıp Bangladeş’e sığınan sivillerin sayısı 300 bini aşarken bölgede insani tablo her geçen gün daha da ağırlaşıyor.  Son olarak Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad el Hüseyin, Myanmar ordusunun Arakanlı müslümanlara yönelik operasyonlarını “vahşi ve ölçüsüz” olarak tanımladı. Öte yandan kaçan Müslüman nüfusun geri dönmesini engellemek için sınıra mayınların döşendiği de kamuoyuna yansıyan iddialar arasında. Myanmar’ın Nobel ödüllü fiili lideri Aung San Suu Kyi ise, şiddet olaylarını hafife aldığı ve müdahale etmediği için insan hakları örgütlerinin eleştiri odağında. Myanmar-Bangladeş sınırında insani dram devam ederken biz de mikrofonumuzu 21 yıldır bölgede yardım faaliyetleri düzenleyen İHH-İnsani Yardım Vakfı’na uzattık. İHH İnsani Yardım Vakfı Medya Koordinatörü Mustafa Özbek ile bölgedeki son durumu ve insani yardım çalışmalarını konuştuk.

Röportaja geçmeden önce İHH ailesine küçük bir sitemim de olacak. Kendilerine türlü vesilelerle ulaşmaya ve görüşlerini almaya çalışıyorum. Bu röportaj, bununu için bir ilk olacak. Sivil toplum haberciliği yapan bizler için daha ulaşılabilir olmalarını umuyorum.*

Myanmar’da neler oluyor? Bölgede son durum nedir?

Myanmar’da son 20 günde 2 binden fazla kişi öldürüldü. Öldürülenlerin çoğu kadın ve çocuk. Bölgede 2-3 bin civarında kişi yaralı durumda. Myanmar’da 2 binden  fazla ev, cami, Kuran kursu, medrese, okul ve dükkân yakıldı; 70’e yakın köy boşaltıldı. Bangladeş Hükümeti mülteci girişini engellemeye çalışsa da son dönemde geçişlere izin vermesiyle birlikte 300 binden fazla Müslüman Bangladeş’e giriş yaptı. Bölgede göç akını devam ediyor. İnsanlar kilometrelerce yürüyerek sınıra ulaşmak ve hayatlarını kurtarmak istiyor. Ve yine bu insanlar yolculukları sırasında gerek saldırılarda, gerekse nehirde teknelerin batması sonucu yaşamlarını yitiriyorlar.

Olayların geçmişini bir de sizden dinleyebilir miyiz?

Solda İnsani Yardım Vakfı Medya Koordinatörü Mustafa Özbek

Birlemiş Milletler raporlarına göre Rohingya Müslümanları, dünyada en çok haksızlığa uğrayan, zulüm gören etnik gruplardan biri. Myanmar Hükümeti’nin yok sayma politikaları ve Budist çetelerin saldırıları, müslümanların bu bereketli topraklardan silinip yok edilmesini amaçlıyor. Toplam nüfusu 3.5 milyonu bulan Rohingya müslümanlarından yalnızca 800 bini ana vatanları Arakan’da yaşayabiliyor. Geriye kalanlar ise farklı ülkelerde mülteci.

 Yaklaşık 250 yıldır baskı ve şiddet altında yaşayan Arakanlı müslümanlar, farklı tarihlerde defalarca katliama uğradı. 1942 yılında Minbya kasabasında yaşanan katliam da bunlardan biri. O yıl Budist çeteler, korkunç bir şekilde kadın çocuk demeden müslümanları mızraklarla katletti. Kadınları, tecavüz ettikten sonra vahşice öldüren çeteler, katliamın ardından bölgeyi yağmaladı. Kısa sürede bütün Arakan’a yayılan ve yaklaşık 40 gün süren saldırılarda en az 150  bin Arakanlı Müslüman katledildi, köyler yağmalanarak yerle bir edildi. Benzer olaylar daha sonra defalarca tekrarlandı. Budist saldırıların benzeri Haziran 2012’de ve Ekim 2016 tarihlerinde gerçekleşti ve yine binlerce Müslüman katledildi.

Çatışmaların Arakan Rohingya Kurtuluş Ordusu militanlarının polis noktalarına saldırmasıyla başladığı iddia ediliyor. Bölgeden elde ettiğiniz bilgilere göre bu iddia gerçeği yansıtıyor mu?

Myanmar Hükümeti ilgili konuyu dillendiriyor. Bu konuda çok fazla bizlere ulaşan bilgi olmadı ama yerel kaynaklardan aldığımız bilgilerde bazı karakollara saldırı olduğu bilgisinin kesin olmamakla birlikte bölgede konuşulduğu söyleniyor. Bu iddia üzerine bölgede Myanmar ordusu suçlu/suçsuz ayrımı yapmadan çok zalimce bir operasyon düzenliyor. Yüz binlerce Müslüman bundan dolayı yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kaldı. Yaşadıkları bütün köyler ordu mensupları ve radikal Budist çeteler tarafından yakılıyor.

 Myanmar’da insan hakları için mücadele ederken 15 yıl hapis yatan ve demokrasi yanlısı görüşleri nedeniyle yıllarca ev hapsinde kalan, fiili devlet başkanı, Nobel Barış Ödülü sahibi Suu Kyi,  şiddet olaylarıyla ilgili herhangi bir yorum yapmamasını nasıl karşılıyorsunuz?

Myanmar’da yaşanan katliamlara sadece Nobel ödüllü devlet başkanı değil, dünya da sessiz kalmış durumda. Uluslararası mekanizmalar ilgili  saldırıları durdurmada ne yazık ki yetersiz kalıyor. Bununla ilgili tüm dünyada vicdan sahiplerine çağrıda bulunuyoruz ve şiddetin ve katliamların durdurulmasını temenni ediyoruz.

Fiili hükümet müslümanlara yönelik şiddetti bir metod olarak mı görüyor? Şiddeti sonlandırmak için neler yapılabilir?

 Bölgede yapılan operasyonlarda ne yazık ki sivil ayrımı yapılmıyor. İnsanlar suçlu olup olmadığına bakılmayan yaşadıkları bölgelerden sürülüyor. 70’den fazla köy yakılmış durumda. Binlerce ev yakılmış durumda. On binlerce insan yollara düşmüş hayatlarını kurtarmak için Bangladeş’e sığınmaya çalışıyor.

 Birleşmiş Milletler’in ve diğer uluslararası yardım kuruluşlarının Arakan hususundaki çabalarını yeterli buluyor musunuz?  Daha çok nasıl katkı sağlanabilir?

İlgili kurumların bölgede çok fazla çalışması yok. Özellikle Myanmar’da BM çalışanları bölgeyi terk etmek zorunda kaldı. Dünya ilgili konuda daha fazla çaba göstermek zorunda. İnsanları yaşatmak için dünyadaki vicdan sahibi insanlar ve mekanizmalar harekete geçmek zorunda. Aksi durumda daha kötü bir duruma doğru gidiyor bölge.

‘Mülteci’ konumuna düşen Arakanlı müslümanların ihtiyaçları nelerdir?

 Gıda, ilaç ve tıbbi malzeme, branda, çocuk maması, elbise, hijyen ve yaşam malzemeleri ve barınma temel ihtiyaçları teşkil ediyor.

 -İHH olarak Arakan’a  yardımları nasıl sağlıyorsunuz , bizzat bölgeye gidiyor musunuz?
İHH, bölgede Arakanlı Müslümanlara yardımlarını düzenli olarak sürdürüyor. Hatta bölgede 21 yıldır yardım faaliyetlerimiz devam ediyor. Krizle birlikte çalışmalarımızı hızlandırdık. Halihazırda Rohingya müslümanlarına yönelik yardımlarını aralıksız sürdüren ve kurban çalışmaları için bölgede bulunan İHH İnsani Yardım Vakfı, katliamdan kaçanlara ilk günlerde acil gıda paketi yardımı ulaştırdı. Ayrıca da her aileye 15 dolarlık nakdi yardımda bulundu.

 Gıda yardımlarının yanı sıra İHH, her gün düzenli olarak Bangladeş sınırına ulaşan Arakanlı müslümanlara yardımlarını sürdürdü. İHH, vakıf olarak,  bu güne kadar Bangladeş’e göç eden Arakanlı Rohingya Müslümanları’na ilk günden beri ulaşmaya çalıştı. Bugüne kadar yapılan çalışma kapsamında 62 binden fazla insan ulaşıldı. Acil yardım çalışmalarımız kapsamında 4 bin 750 aileye gıda yardımı,  2 bin 250 aileye branda,  1050 aileye mutfak ve yaşam malzemesi,  2 bin  aileye nakit yardımı, 950 aileye kıyafet yardımı, 1500 kişiye sıcak yemek dağıtımı yapıldı. Ayrıca 30 yaralıya tedavi yardımı, sınırı geçenlere de anlık gıda dağıtımları yapıldı.

İHH ekipleri, müslümanlara yapılan zulmün bitmediği Arakan’da ayrıca toplamda 4 bin 550 adet hisse kurban keserek ihtiyaç sahibi kişilere ulaştırdı. Önümüzdeki günlerde İHH ekipleri kurban çalışmaları ve acil yardım çalışmaları kapsamında bölgede yardımlarını artıracak.

 Karşılaştığınız zorluklar nelerdir?

Bölgede çalışma şartları çok zor. Çok sayıda insan bölgeye gelmeye devam ediyor. Kamplarda insanlar için yerler yok. Altyapı bölgede yok denecek kadar az durumda. Bölgede bütün alanlarda çalışma yapmak gerekiyor.

 Türkiye’deki insani yardım örgütleri neler yapabilir? Arakanlılara yardım ve destek konusunda sivil toplum ve insani yardım kuruluşlarına düşen rol nedir?

İlk günden itibaren bölgede bulunan İHH İnsani Vardım Vakfı ilk gelen mültecilere acil gıda paketi ulaştırarak hayata tutunmalarını sağlamaya çalıştı. Bölgede ihtiyaç çok. Bütün kurumlar çok fazla çalışma yaparak insanların ihtiyaçlarını gidermek zorunda.**

*Mustafa Özbek ile iletişimimi sağlayan Sayın Bilal Gündoğdu’ya buradan bir kez daha teşekkür ederim.

** İHH üzerinden Arakanlı müslümanlara yardım etmek için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.

 

 

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

[et_bloom_inline optin_id=”optin_1″]


Send this to a friend