Baran Gürsel: Toplumsal travmanın onarımı için insanların birbirleriyle sevgi ve yaşam dolu bir ilişki kurabilmesi çok önemli

Atatürk Havalimanı’na yapılan saldırıdan sonra “Bu tür saldırılar toplumsal travmaları nasıl etkiliyor ve bunun için neler yapılmalı?” soruları üzerine Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği’nden Baran Gürsel’le konuştuk. Gürsel, travmayla çalışan profesyonellerin ve travmaya maruz kalanların dayanışmasını çok önemsediklerini söylüyor.

“Kişinin durumla daha çok baş edebilir hale gelmesi, olayın etkilerinin kişinin hayatında yıkıcı bir şekilde tezahür etmesinin mümkün olduğunca önüne geçilmesi ve kişinin hayat ve ilişkilerini sürdürme gücünü yeniden kazanması için psikolojik destek önemli bir unsurdur”

Meseleyi birbiriyle bağlantılı iki açıdan düşünebiliriz. Birincisi, bu tip olaylar hepimizi farklı düzeylerde etkiliyor. Yaşanılan zorlanma gündelik hayatı ve ilişkileri sürdürmeyi engelleyici boyuta ulaşabilir ve kişinin kendi zihinsel ve bedensel tepkileriyle baş edemediği durumları içerebilir. Bu durumlarda kişinin psikolojik destek mekanizmalarına ulaşabilmesi önemlidir. Maalesef biliyoruz ki psikolojik destek ülkemizde herkes için kolay ulaşılabilir ve maddi olarak erişilebilir bir hizmet değildir ve ülkemizde sosyal hak çerçevesinde ele alınmamaktadır. Bu nedenle Suruç’tan sonra kurulmuş olan ve dernek olarak da içerisinde yer aldığımız Psikososyal Dayanışma Ağı (PSDA) çalışmasını önemli bir adres olarak görüyoruz. Elbette benzer şekilde yürütülen faaliyetler oldu ve oluyor. Bahsettiğimiz durumlarda kişinin durumla daha çok baş edebilir hale gelmesi, olayın etkilerinin kişinin hayatında yıkıcı bir şekilde tezahür etmesinin mümkün olduğunca önüne geçilmesi ve kişinin hayat ve ilişkilerini sürdürme gücünü yeniden kazanması için psikolojik destek önemli bir unsurdur.

“Şiddet ve baskıdan kurtulmak, yüzleşme ve adaletin sağlanması, tüm sorumlulukların asıl sahiplerine teslim edilmesi, insanların birbirleriyle sevgi ve yaşam dolu bir ilişki kurabilmesi gibi unsurlar toplumsal travmanın onarımında vazgeçilmez unsurlar”

Meseleye bir başka açıdan baktığımızda travmanın toplumsal niteliği görünür hale geliyor. Yaşanan katliamlar, süre giden ve körüklenen bir savaş ortamı; kendini ifadenin her türlü biçimine uygulanan nefret ve baskı; şiddet, katliam ve savaşların sorumluları hakkında adalet sağlamaya yönelik herhangi bir adım atılmıyor oluşu ve toplumsal barış ve bir arada yaşamanın sağlanmasının bir hedef olarak gözükmüyor oluşu, tüm bunlar yaşanan olayların bireysel ve toplumsal etkilerini daha da zorlaştırıyor. Şiddet ve baskıdan kurtulmak, yüzleşme ve adaletin sağlanması, tüm sorumlulukların asıl sahiplerine teslim edilmesi, insanların birbirleriyle sevgi ve yaşam dolu bir ilişki kurabilmesi gibi unsurlar toplumsal travmanın onarımında vazgeçilmez unsurlar. Bunlara karşıt eğilimlerin güçlü olduğunun aşikar olduğu günümüz Türkiyesi ve dünyasında, hem travmayla çalışan profesyonellerin hem de travmalara maruz kalanların bu karşıt eğilimlere mücadele etmesi ve dayanışmasını da çok önemsiyoruz. Bireysel iyilik halinin yakalanmasının da bir unsuru olarak bu dayanışmayı görüyoruz.

 

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

You have Successfully Subscribed!



Send this to a friend