AYM`nin çocuk istismarı kararına, İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nden eleştiri

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Anayasa Mahkemesi’nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun çocuklara yönelik cinsel istismar suçuna verilecek cezayı belirleyen 103. maddesinin 2. fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi kararını eleştirdi. Karara ilişkin yapılan açıklamada, “İptal kararı, çocukların kendilerine cinsel istismarda bulunan kişilerle evlendirilmelerinin önünü açacak niteliktedir” denildi.

Yüksek Mahkeme’nin iptal kararıyla ortaya çıkan sonuçtan çocukları istismar eden yetişkinlerin yararlanacağı belirtilen açıklamada şöyle denildi:

“İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak, Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesinde her ne kadar suça sürüklenmiş çocuklara yönelik haksızlıktan bahsedilmiş olsa da iptal hükmü ile ortaya çıkan sonuçtan çocukları istismar eden yetişkinlerin yararlanacağını üzülerek kamuoyu ile paylaşmak isteriz. İptal kararının, çocuklara karşı bu suçu işleyen yetişkin faillerin, kaçınılmaz ve caydırıcı bir yaptırım ile karşılaşmalarının önünde engel olacağı gibi, özellikle Anayasa Mahkemesi’nin 10.06.2015 tarih ve 2014/36 Esas ve 2015/51 Karar sayılı, TCK Madde 230/5 ve 6’yı iptal ederek, resmi nikah olmaksızın dini nikah kıyanların cezalandırılmasını ortadan kaldıran kararı ile birlikte değerlendirdiğimizde, Anayasa Mahkemesi’nin erken yaşta evlilikleri, toplumsal ve kültürel bir olgu olarak kabul ettiğini ortaya koymaktadır. TCK Madde 103/2 ‘nin iptali çocukların kendilerine cinsel istismarda bulunan kişilerle evlendirilmelerinin önünü açacak niteliktedir.”

CİDDİ BİR ÇOCUK HAKKI İHLALİ

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nin konuya ilişkin açıklamasında şu görüşler yer aldı:

“Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına farklı gerekçe ile oy veren Anayasa Mahkemesi Üyesi Osman Alifeyyaz Paksüt’ün açıklamalarına katılmakla birlikte, akranlar arası rızaya dayalı cinsel birlikteliklerde çocukların cezalandırılmasının ciddi bir çocuk hakkı ihlali olduğunun altını çiziyor, yasa koyucunun bu yasal düzenleme nedeniyle yaşanan adaletsizlikleri fark ederek, mağdur ve suça sürüklenen çocukları korumak için Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne uygun bir çocuk adalet sistemi inşa etmesi gerekliliğini yeniden vurguluyoruz. Yapılacak yeni düzenleme, fail ile mağdur arasındaki yaş farkını esas almalı; önleyici tedbirleri, mağdurlara sağlanacak destekleri ve istismar şüphesi halinde kullanılabilecek müdahale biçimlerini kapsamalı; etkili, caydırıcı ve kaçınılmaz bir yaptırım için çocuğu tehdit eden bütün eylemleri içererek suçu tanımlamalı; mağdurun yargı sürecine dâhil olmasıyla maruz kaldığı ikincil mağduriyetleri önleyecek şekilde olmalıdır.”

Kaynak DHA

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

You have Successfully Subscribed!



Send this to a friend